| ||||||||||||
| ||||||||||||
|
| ||||||||||||
HABER ARAEN ÇOK OKUNANLARGEREKLİ LİNKLER |
Ulaştırma Bakanı Giresun'a geldi
Erzincan'dan helikopterle Giresun'a gelen Bakan Yıldırım, Liman sahasında Giresun Valisi Mustafa Yaman ve diğer ilgililerce karşılandı. Daha sonra Vali Yaman'ı makamında ziyaret eden Bakan Yıldırım, burada yaptığı açıklamada, ses tellerindeki rahatsızlık nedeniyle yüksek sesle konuşamadığını ve sesinin kısık olduğunu belirterek, ''Bugün Giresun'da bazı açılışlar yapacağız. Gün boyu sizlerle birlikte olacağız. Gerek Türkiye'ye ilişkin güncel konular, gerekse Giresun'a özel çalışmalar ve projeler konusunda o açılışlarda ne söyleyeceksek onları söyleyeceğiz'' diye konuştu. ![]() Ziyaretin sonunda Vali Yaman, Bakan Yıldırım'a fındık biblosu, üzerinde fındık ile Türk bayrağı bulunan rozet ve kemençe hediye etti. ![]() Bakan Yıldırım, ''Kemençe'nin sesi ne zaman çıkacak'' şeklinde soru soran basın mensuplarına, ''Benim sesim kısıldı ama kemençenin sesi hiçbir zaman kısılmadı. Hep gür çıktı'' yanıtını verdi. Bakan Yıldırım, daha sonra Çıtlakkale Mahallesi'nde yapımı tamamlanan Seyyid Mehmet Paşa Camisi'nin açılış törenine katıldı. ![]() Karadeniz Sahil Yolu inşaatı sırasında yakındaki başka bir caminin yıkılması sonucu, yolun müteahhit firmalarından Limak-Kolin Konsorsiyumu tarafından yaptırılan caminin açılışını yapan Yıldırım, edilen duanın ardından törene katılanlarla birlikte bin 400 kişilik camiyi gezdi, cami içinde düzenlenen plaket törenine katıldı. ![]() Bakan Yıldırım, burada Limak Yönetim Kurulu Başkanı Nihat Özdemir'e plaket verdi. Aksu Mahallesi'ndeki Giresun Kız Teknik ve Meslek Lisesi ile anaokulunun açılış törenine de katılan Bakan Yıldırım, burada yaptığı konuşmada, ülkenin gelişimine verdikleri önemin, eğitime verdikleri önemle daha iyi anlaşılacağını belirtti. Taşa, toprağa, yollara, limanlara, havaalanlarına yaptıkları yatırımın bir ömrü, miadı olduğunu anlatan Yıldırım, ''Ama eğitime yaptığımız yatırım nesilden nesile devam eden, büyük Atatürk'ün bize işaret ettiği çağdaş uygarlık seviyesine ulaşmamız için yapabileceğimiz, yaptığımız en önemli hizmetlerin başında gelir'' diye konuştu. Okullaşma oranını yüzde 98'e çıkardıklarına dikkati çeken Yıldırım, ''Milli Eğitim Bakanlığı'na ayrılan bütçe, Cumhuriyet tarihinde ilk defa hükümetimiz döneminde savunma bütçesinin de üstüne çıkarak, bir numaraya oturdu. 2003'ten beri de bir numara olarak en büyük bütçe payını Milli Eğitim'e ayırıyoruz. Şu anda Türkiye'nin her tarafında gençlerimizin yetiştirildiği okullarımızdaki her üç öğretmenden biri, hükümetimiz döneminde göreve başlamıştır'' dedi. Konuşmanın ardından Yıldırım, beraberindekilerle okulun açılışını gerçekleştirerek, okul içinde incelemelerde bulundu. Açılışın ardından Yıldırım, bir restaurantta yemek yedi. Bakan Yıldırım'a burada, Bank Asya 1. Lig'de mücadele eden Giresunspor yöneticileri tarafından adının yazılı olduğu forma hediye edildi. Daha sonra AK Parti İl Başkanlığı'nı ziyaret eden Bakan Yıldırım, burada yaptığı konuşmada, sesinin kısıklığına gönderme yaparak, ''Sesimiz çıkmasa da hizmetlerimiz devam ediyor. Önemli olan kuru gürültü değil iş yapmak. İş yapan bir hükümet var. Laf yapan muhalefet var. Türkiye'nin genel tablosu böyle'' diye konuştu. REFERANDUM SÜRECİNİ DEĞERLENDİRDİ Referandum sürecinin başladığını anımsatan Bakan Yıldırım, 12 Eylül Anayasası'nın en kapsamlı değişikliğini AK Parti hükümetinin gerçekleştirdiğini belirterek, ''30 yıl geçti aradan, her iktidar döneminde bu anayasanın değişmesi gerektiği, daha fazla demokratikleşmesi, daha fazla insan haklarına, daha fazla hukukun üstünlüğüne ihtiyacı olduğu hep söylendi. Ama bunlar lafta kaldı. Hiçbir koalisyon döneminde veya tek parti iktidarı döneminde dahi böyle bir kapsamlı değişiklik göze alınmadı'' dedi. ''BİZ BAĞIMSIZ, TARAFSIZ YARGI OLSUN DİYE UĞRAŞIYORUZ'' ''Demokrasimizin daha da genişlemesi, yargının daha iyi işlemesi, üstünlerin hukuku değil hukukun üstünlüğü, HSYK, Anayasa Mahkemesi tamamen kısa sahada top oynamakta, al gülüm ver gülüm'' diyen Bakan Yıldırım, şunları kaydetti: ''11 bin kürsü hakiminin hiç esamesi yok. Onlar herkes hakkında karar veriyor. Hatırlayın bir mahkeme, bir başsavcıyı yargılamak istedi. Hakkında isnatlar vardı. Ama bu beyefendiler buna tahammül edemediler. Dosya olmadan, hayali dosyayla duruşma yaptılar, beraat ettiler. Böyle bir sistem olabilir mi? Adamına göre, herşeyin mümkün olduğu hukuken bir ülkeden, hukuken herşeyin mümkün olmadığı bir ülke istiyoruz. Yargıçlar hukuk kurallarına göre, kanunlara göre karar vermelidir. Kafalarının içindeki ideolojilerine göre karar veremezler. Eğer böyle bir süreç başlarsa bu ülkenin geleceğinin kararması demektir. Yargı çökerse herşey çöker. Adalet mülkün temelidir. Mülk ne, devlet. Devletin temeli çöktüğü zaman daha hiçbir şeye bakmamıza lüzum yok. İşte biz bağımsız, tarafsız yargı olsun diye uğraşıyoruz. Bunu da istemiyorsanız açıkça söyleyin. Bırakın Recep Tayyip Erdoğan ile, AK Parti ile uğraşmayı, sizin gücünüz yetmez. Bizim arkamızda 72 milyonun duası ve gücü var.'' Bu haber 262 defa okunmuştur.
|
GALERİ
|
||||||||||
|
Doğankent & Harşit Haber@2009 Sitemizdeki yazıların sorumluluğu, yazıyı yazanlara aittir. Altyapı: MyDesign Haber Sistemi |
||||||||||||